TUNCAY ÖZKAN’I TAKDİMİMDİR

Ben, matbaa işçisi Ziya Özkan ile ev hanımı Sulhiye Özkan’ın oğluyum.41 yaşındaydı babam öldüğünde.
Erzincan, Kemaliye, Demirköy nüfusuna kayıtlıyım…
İlkokulu yedi yerinden çatısı akan kışın odun, kömürü öğrenciler götürmedi mi sobası yanmayan bir barakada, Malazgirt İlkokulun’da, ortaokulu ve liseyi, kurşun deliklerinin içine yuva yapan kuşların arasında ve en az 97 kişinin okuduğu sınıflarda Tuzluçayır Lisesi’nde, üniversiteyi Gazi iletişimde okudum.
Hayatımda kimseyi satmadım. Yakınımda hiç satılık adam olmadı.
Kendim için hiç bir zaman hiç bir şey istemedim.
Çalışmak dışında , çookkk çalışmak dışında kötü bir alışkanlığım yok.
Bir fedakarlık gerekirse en önce kendim yaptım.
Meydan meydan dolaştım hayatımın son beş yılında… Ondan önce de Türkiye’yi iki kez kasabalarına kadar gezdim.
Param da yok, mülküm de.
Yurt dışında hesabımda yok, paralı dostum da…
Ne Amerikalı,AB’li arkadaşım var ne de Amerikalı, AB’li bir yetkiliyle gizli konuşmuşluğum…
Yaşım 14 ‘tü bağıryordum sokaklarda, yazıyordum duvarlara, aynısını yapıyorum şimdi de:
“Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın tam bağımsız Türkiye”.
O zaman da çok cefa çektim, şimdi de çekmekteyim.
Çok, ama çoookkk dostum var. Adam gibi adamlar, kadınlar, gençler.
İl il saymaya kalksam hepsini aylar sürer.
Hiç dönmedim, değişmedim…
Babamdan bana kaldı beş bin kitap, ben üstüne ekledim 15 bin daha.
Bir tespih kolleksiyonum, bastonlarım, kuşlarım, kedim var.
Bir de köpeğim vardı, çok severdim;canum…Dolaşırken AKP faşizmi konusunda uyarmak için yurdumu, ilgilenemedim yeterince,hastalanınca yetiştim ama nafile.Öldü sessizce.
Hiç bir partinin üyesi değilim…
Hiç kamu görevinde bulunmadım.
Hiç siyasete atılmadım.
Hiç devlet ihalesine girmedim.
Ailemde çiftçi, işçi, öğretmen dışında başka meslekten kimse yok.
Hiç bürokrat yok.
Hiç siyasetçi yok.
Türküm.
Nüfus cüzdanıma göre 40 yaşımdayım.
Bana sorarsanız bin.
Küfür duymamıştım kimseden, şimdi gani gani ediyorlar…
Hepsini iade ederim.
Yiğit olanları karşıma beklerim.
Bir kızım var Nazlıcan, onun geleceğini bütün çocukların geleceği gibi görürüm.
Kızım internette okuyup küfürleri benden saklanıp gizli gizli ağlıyor.
Anam ağlıyor.
Ben onlar görmesin, duymasın diye geceleri sessiz sesiz ağlıyorum, ülkeme.
Benden dolayı dert görmeyen bir tek dostum kalmadı.
Haklarını helal ettiler gerçi…
Sağ olsunlar.
Haftanın iki gününü savcılarımızla geçiriyorum, ifade veriyorum.
Suçluyum.
Suçumu itiraf ediyorum…
Bana söylenen her şeyi hakediyorum…
Çünkü ben bir yurtseverim…
Necisin: Ulusalcıyım.
Ne istiyorsun : Vatanımı korumak…
Niye?
“Çünkü aç insanların acılarını ,yoksulların ızdırabını, işgal edilen ülkemin geleceğini görüyorum, korkuyorum.Bölecekler, kendi ülkemde yabancı olacağım…”
Önce komünist dediler…
Sonra milliyetçi…
Şimdi dinsiz…
Tövbe haşa…
Allahımı da bilirim, dinimi de, milletimi de…
Kuran kursuna gitmişliğim de vardır, Marksist literatürü epeyce okumuşluğum da.
Gazetecilik hayatımda hep yolsuzluklarla, yoksullukla, yalanla,yobazla,softayla ve ahlaksızlıklarıyla mücadele ettim.
Hiç dava kaybetmedim.
Sabıkasızım.
Kitap yazdım 12 tane.
Yazacağım daha aklım erdiğince ,elim tuttuğunca.
Yobazların, softaların,döneklerin, alçakların, hainlerin, yüze gülen eli hançerli çakalların saldırısı altındayım.
Onlara acıyorum.
Fransa’da, Amerika’da, İngiltere’de beslenen tosun aydınların saldırısı altındayım.
Zavallılıklarına gülüyorum.
Aslında bunları yazmazdım ama, kanıma dokundu.
Fethullahçılar, 23 Temmuz sabahı Türkiye’yi terketmek zorunda kalacağımı yazıyorlar.
Mezarlık kenarından geçerken ıslık çalıyorlar.
Onlara bir yanıt vereyim istedim.
23 Temmuz sabahı, beklerim sizi…
Kefenim, mezarım, sevdam ile…
Ben hellalleştim helalleşeceklerimle…
Tam 13 şehidim var bu topraklar için ölmüş…
Güneş güneş gömülmüş…
Ben buradayım…Vatanımda…Beklerim sizi de…
Benim kavgam daha yeni başladı…
Siz nereden bileceksiniz: Vatanı, namusu, ahde vefayı…
Türkiye varoldukça bu topraklarda olacağım…
Ulusalcı…
Yurtsever…
Karasevdalı…
Benden selam olsun Türkiye’ye…
Ben dayanacağım dişim ile tırnağım ile…
Korkmasın,ürkmesin çocuklar…
Canımsa feda…
Varlığımsa feda…
Yüreğimse feda…
Aklımsa feda olsun Türkiye’ye…
Alamazsınız beni bu sevdadan,bu sevdayı benden…
Anlamazsınız…
Aymazsınız…
Doymazsınız…
Siz kölelikten kurtulun…
Ülkenize ne yapıldığını fark edin.
Dinimizi, milletimizi değiştirmek istiyorlar, görün.
Bu toprakların çocuğusunuz, vatanınızı Amerika’nın , F tipi örgütlenmesinin kirli kumpaslarına peşkeş çekmeyin.
Cemat içinde “Fasık”, kalmayın. Kul, köle, kullanılan olmayın.
Allah size bir çok sebepler gösteriyor, anlayın.Gönül gözünüzle bakın , gerçeği göreceksiniz.
Küfür, yalan, riya ile yapılanlara bakın. Samanyolu, Zaman arşivlerine girin bir okuyun.
Tuncay Özkan ile ilgili yazılanlara, gösterilenlere. Hepsi gerçek dışı. Ne söylediler de doğru çıktı?
Onların gerçek yüzlerini görün. Kifayetsiz muhterislerin, yobazların, softaların Allah’ı kullanmalarına sessiz kalmayın.
Bana bunların yaptıkları vız gelir. Ben bu toprakların demiyim. Benim içimde korkum yok. Zerre kadar kuşkum yok gelecekten. Sabrın sevincin anahtarı olduğunu biliyorum. Ne kadar sıkıntılı olursa olsun bugünler, geçecek. Çoğu gitti azı kaldı.
Çalışacağız, hem de daha çok çalışacağız.
Sizi kurtarmak için de çalışacağız. Çünkü siz de bizimsiniz.
Çok yakında neşeli, güneşli günlerin bizi kucaklayacağını biliyorum.İnanıyorum. Güçlük kolaylıkla, karanlık aydınlıkla beraber. Görüyorum güneşli, güzel günlere inanıyorum.
Ümidimin altın anahtarı Türk milleti.
Ben kendimi de milletimi de tanıyorum. Bu yüzden çok umutluyum.
Benim hakkımda kötü söyleyenler ve yazanlar ne kendilerini ne de beni tanıyorlar.
Yönlendirilen, kendisini kullandırtan öfke ve kötü istekleri onları köreltiyor. Gerçekten koparıyor.
Tıpkı Mevlana’nın dediği gibi:
“Yarın kocayacak güzel değiliz biz.
Biz ebedi genciz.
Gönlümüz rahat.
Önümüzde ön.
Sonumuzda son yok.
O yüzden gelin katılın bize, vatan ve millet sevdamıza …Birlikte kuralım yeni Türkiye’yi. Yolsuza, uğursuza, Allah’ı, milleti, devleti çıkarlarına alet edenlere dur diyelim. Kullandırtmayalım ne kendimizi ne içimizden birini. Şu şehit cenazelerine bakın, bakın da gelin kendinize. Yürek dayanır mı böyle işe.
Ha, anlamayana da sözüm var:
“Elinizden geleni ardınıza koymayın…Koyan namerttir…”
Ben 23′ünden önce de ,sonra da vatanda olacağım…
Ulusalcı gazeteci Tuncay Özkan, mücadelesine devam edecek.
Cephede hep en önde …
Sizi arayacağım…
Sesime gelin…
Orda kimse var mı?

 Tuncay ÖZKAN

Benzer İçerikler:

  1. SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM

 

0 Comments

You can be the first one to leave a comment.

Leave a Comment

 
 




 

 

Kategoriler

Arşivler